Image default
EkonomiManşet

Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin detayları belli oldu

Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklandı. Program kapsamında yeni araç satın alma ve kiralama yapılmayacak, yeni hizmet binası alımı ve yapımı durdurulacak, kamuda istihdam emekli olanlarla sınırlandırılacak, kamuda personel servisi hizmeti bitecek, yönetim kurulu ücretlerinde üst sınır olacak, yabancı menşeili araçların kullanımı yasaklanacak.

Türkiye ekonomisindeki kalkınmanın sürdürülebilir olması için kamu alanında bir dizi tasarruf önlemi alındı. Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklandı.

Başarılı olan para ve mali politikaları pekiştirici nitelikte olan yeni düzenlemeler kapsamında kamuya araç alımları 3 yıl süreyle durdurulacak. Kamu personelinin servisleri sözleşme bitiminde sonlandırılacak. Kamu tesisleri ekonomiye kazandırılacak. Kamuya yeni istihdam sadece emekli olanların yerine gerçekleştirilecek.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları şöyle:

 

Yaklaşık 65 yıldır ülkemizde tasarruf genelgeleri ile kamu harcamalarında kontrol sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Mali disiplini esas alan bir siyasi yaklaşım içinde,  Cumhurbaşkanımızın başkanlığını yaptığı hükumetler döneminde ise değişik zamanlarda on adet genelge yürürlüğe konmuştur. En sonuncusu 30 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe konan bu genelgeler ile kamu harcamaları belli kurallara bağlanmıştır.

Son dönemlerde yaşanan gelişmeler bu alanda daha geniş bir çerçevede ve daha güçlü adımlar atma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

16 Nisan Kabine Toplantısı akabinde  Cumhurbaşkanımız Orta Vadeli Programımızın güçlendirilmesi doğrultusunda kamuda tasarruf artışı, yatırımların önceliklendirilmesi ve yapısal reformların hızlandırılması hususlarını ifade etmişlerdir.

6 Mayıs Kabine Toplantısı akabinde “Kamuda taşıtlar, binalar, haberleşme giderleri, cari harcamalar, hizmet içi eğitim, yurtdışı seyahat, kamu istihdamı gibi alanlarda” tasarruf kültürünü güçlendirici adımlar atılacağını ve bu yönde gerekli talimatları verdiklerini belirtmişlerdir.

7 Mayıs tarihinde sosyal medya kanalıyla yaptıkları paylaşımda ise “bir taraftan üretip yeni pazarlara ihraç ederken, diğer taraftan içeride tasarruf kültürünü yaygınlaştırmamız gerekiyor. Buna kamu olarak inşallah biz öncülük ve rehberlik edecek, daha az kaynak kullanarak daha fazla etkide bulunacak projelere ağırlık vereceğiz” ifadelerini kullanmışlardır.

Birazdan sunulacak olan çalışmamız ilgili tüm kurumlarımızın katkısı sonucunda bu talimatın tekemmül ettirilmesi ile oluşturulmuştur.

Tasarruf ve verimli kaynak kullanımı konusunda yaptığımız bu güncellemede iki önemli gelişme etkili olmuştur.

Birincisi geçen yıl yaşadığımız tarihimizin en büyük deprem afetinin yaralarını süratle sarma ihtiyacımız, ikincisi pandemi sonrası tüm dünyanın gündemi haline gelen enflasyon ile ülkemizin kararlı bir şekilde mücadele etme iradesidir.

Bugün sunduğumuz paket tek başına değil, bütüncül bir çerçevede ortaya koyduğumuz, birbirini destekler mahiyette diğer paketler ile birlikte anlam ifade etmektedir.

Kamuda tasarruf programımız ile sadece zorunlu olmayan harcamaları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kamu tüketim ve yatırım harcamalarında verimliliği esas alıyoruz. Kamu hizmetlerini aksatmadan, güncel ihtiyaçlara odaklanıp önceliklendirme yaparak, yeni yöntemleri ve teknolojileri kullanmak suretiyle birim kaynakla daha fazla sonuç üretmeyi hedefliyoruz.

Geçen yıl yaşadığımız depremlerin ilk aşamada hesap edilen maliyeti 104 milyar doları bulmuştur. Sadece merkezi idare bütçesinden deprem için tahsis edilen ödenek 2023 yılında 960 milyar TL’dir.

2024 yılı başlangıç ödeneği ise 1 trilyon 28 milyar TL olmuştur. Bu ödenekler azalmakla birlikte, önümüzdeki yıl da devam edecektir. Bu büyük ilave yükün bütçe açıkları üzerinde oluşturduğu etki açıktır.

Geçen yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 5,2 olurken, deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu açık yüzde 1,6 seviyesine gerilemektedir.

Bu yılın bütçesi hazırlanırken belirlenen yüzde 6,4 oranındaki açığın da önemli bir kısmı deprem bağlantılı harcamalardan kaynaklanmaktadır.

Kamuda tasarruf ve verimlilik paketi toplum olarak depremin yaralarını sarma konusunda milli dayanışma sergilediğimiz bir dönemde, deprem harcamalarından en küçük bir fedakarlık yapmadan kamu dengelerini sağlıklı bir zeminde sürdürme politikamızı yansıtmaktadır.

Bu vesileyle depremde kaybettiğimiz canlarımıza tekrar Allah’tan rahmet diliyor, bu zorlu süreçte depremzede kardeşlerimizin yanında olan kamu, özel kesim ve sivil toplumdan her bir kişi ve kuruluşa teşekkür ediyorum.

Ortaya koyduğumuz yeni paketimiz bir yandan deprem bağlantılı çalışmalara güç verirken, diğer yandan halkımızın temel sorun olarak gördüğü enflasyon konusunda yürüttüğümüz kararlı mücadeleye katkı sunmaktadır.

Enflasyon ile mücadelede para politikalarının yanı sıra maliye politikaları ve yapısal reformlar önem taşımaktadır. Orta Vadeli Programımız da bu temel çerçeve ile şekillendirilmiştir.

Kamunun tasarruf yapması ve verimliliği artırması daha az bütçe açığına, daha az kamu borçlanmasına ve faiz yüküne, makro tasarruf oranımızın artmasına ve daha az cari açığa yol açacaktır. Talep yönlü katkısının yanı sıra, bitme aşamasına yakın projelere, sulama ve rekabet gücünü artırıcı altyapılara yoğunlaşan kamu yatırımları arz yönlü artışla da enflasyon ile mücadelemizi güçlendirici etkide bulunacaktır.

Orta vadeli programınızın enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarının yıllık bazda belirgin sonuçlarını bu yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. Gelecek yıl yüzde yirminin altında, 2026 yılında ise tek haneli enflasyona ulaşmaya kararlıyız. Geçmişte başardık, yine başaracağız.

Bunu sağlarken büyümeyi, istihdamı ve sosyal dengeleri azami oranda gözetmeye devam edeceğiz. Amacımız, istikrar içinde büyümek ve kalıcı sosyal refah artışı sağlamaktır.

Bu paket ve izleyen diğer çalışmalarımızla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bütçe açığının milli gelire oranını başlangıçta öngörülenin altında gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Geçen yıl milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak tahmin edilen bütçe açığı, yıl sonunda yüzde 5,2 olarak gerçekleşmişti. Bu yıl sonunda da benzer bir oranda iyileşmeyi hedefliyoruz. Harcama disiplininin yanı sıra, tahsilat oranlarını artırma ve kayıt dışılıkla daha etkin mücadele gibi yöntemlerle, kamu gelirlerinde sağlayacağımız iyileşme de bu hedefimize katkıda bulunacaktır.

Bugün sunulacak olan tasarruf ve verimlilik paketi geçmişten bazı farklılıklar da arz etmektedir.

Geçmişten çıkardığımız derslerle bu dönem aldığımız tedbirleri daha sıkı bir izleme sistemi ile hayata geçireceğiz. Ayrıca hesap verebilirlik mekanizmalarını güçlendirerek, haklı bir gerekçeye dayanmayan sapmaları engellemeyi amaçlıyoruz.

Bugün ilan edilen programın hayata geçirilmesinde idari ve kanuni olmak üzere iki ayaklı bir çalışma yürütülmektedir. Kanun gerektirmeyen hususlar konusunda hazırlıkları son aşamaya gelmiş olan Genelge taslağı kısa bir süre içinde (bu hafta) Sn. Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacaktır.

Kanun gerektiren hususlarda ise grubumuz ile yürütülmekte olan hazırlıklar Meclisimizin takdirine arz edilecektir.

Yapılacak idari düzenlemeler tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak bir anlayış içinde hazırlanmıştır. Genelgemizde tek istisna, konumu gereği TBMM olacaktır. Bu konuda Meclis Başkanımız kendi uhdesinde benzer bir çalışma yürüttüğünü ifade etmişlerdi.

Yaptığımız görüşmelerde Meclisimiz tarafından alınan önlemlerin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılacağını da öğrenmiş bulunuyoruz. Kendilerine bu anlamlı tutumları için şükranlarımızı sunuyorum.

Kanuni düzenleme gerektiren hususlarda parti farkı gözetmeksizin tüm grupların desteğini beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.

Son olarak tüm bu çalışmalara vizyonu ve güçlü siyasi iradesi ile yön veren Sn. Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyorum.

Çalışmalarda titiz bir hazırlık yürüten Maliye ve Hazine Bakanımız Sn Mehmet Şimşek ve ekibine, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına teşekkür ediyorum.

Çeşitli istişare ortamlarında fikirleriyle katkıda bulunan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara, işveren ve çalışan kesimi temsil eden meslek kuruluşlarına ve sivil toplum kurumlarına ayrıca teşekkür ediyorum.

Tasarruf ve verimlilik paketinin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını, 85 milyon için olumlu sonuçlar doğurmasını diliyorum.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamaları şöyle:

En önemli önceliğimiz hayat pahalılığını bir sorun olmaktan çıkarmak. Enflasyonu düşük tek hanelere düşürmek. Refah için de düşük haneli enflasyon olmazsa olmazdır. Fiyat istikrarı bunun en önemli bileşenidir. Para politikası, gelirler, yapısal reformlar uyum içerisinde yürütülüyor. MB enflasyonu düşürmek için para politikasında sıkılaştırma dahil kendi alanındaki tedbirleri alıyor.

Deprem yaralarını sardığımız dönemde harcamaları disiplin altına alıyoruz. Tabi ki bugüne kadar tasarruf yapılmadı değil. Geçen sene aldığımız tedbirlerle bütçe açığını tedbir alınmasaydı 9-10’lara çıkacak açığı yüzde 5 gibi daha makul düzeye çekebildik. AK Parti hükümetlerinin en önemli özelliklerinden biri mali disiplindir. 20 yıllık performansa baktığınız zaman mali disiplinin AK Parti’nin önemli özelliği olduğu ortaya çıkacaktır.

Bu açıklayacağımız ilk paket değil son paket de olmayacak. Bugünkü tedbir setini geçmişteki uygulamalardan farklı kılan 3 husus var. Birincisi OVP’ye uygun olarak kamuda verimliliği artırarak tasarrufu amaçlıyoruz. İkinci olarak, çok güçlü izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini hayata geçiriyoruz. Tedbirler tüm kamuyu kapsayacak şekilde uygulanacaktır. Merkezi, mahalli, kamu iktisadi teşebbüsleri tedbir paketinin kapsamındadır.

Mali disiplin niye önemlidir? Kalıcı fiyat istikrarı için önemli destek mekanizması olarak görüyoruz. Burada doğal afetlere kaynak ayırmak sadece bugün yaralarını sarmaya çalıştığımız deprem felaketi için değil, gelecekte olacak afetler için de mali alanımızın olması lazım.

Düşük risk primiyle uluslararası piyasalardan uygun maliyetli borçlanmak için mali disiplin gereklidir. Borçlanma demek gelecek nesillerin yükümlülük altına girmesi demek. Burada bizim yaklaşımımız mali disiplini sağlayarak dengeleri sağlamlaştırmak istiyoruz. Kamuda harcama kontrolü ve tasarruf üzerinden dezenflasyona destek vereceğiz. Kamu maliyesi alanında önümüzdeki dönemde birçok alanda reform yapacağız ve sizlerle paylaşacağız.

“YENİ ARAÇ SATIN ALMA VE KİRALAMAYI 3 YIL SÜREYLE DURDURUYORUZ”

Harcama tedbirlerimizin üç tane temel ekseni var. Kamuda tasarruf, bütçe harcamalarında disiplin, kamu yatırımlarında verimliliktir. Burada kamu tasarruf alanlarına baktığımız zaman 8 öncelikli alana yoğunlaşıyoruz. İlk başlığımız kamuda taşıtlar konusudur. Taşıt alanında kamu filo yönetim sisteminde taşıt sayısı ve kullanım standartlarını belirledik. Bu sistem taşıt edinim, kullanım ve tasfiye süreçlerini bütüncül anlayışla sağlayacak. Plaka bazlı olarak taşıtlarla ilgili süreci takip edeceğiz. Yaşı, kilometresi ve kullanımını izleyeceğiz. Veri girişi sisteme başladı. Bu sistemle hedefimiz, ilerleyen aşamada taşıtların ortak havuzda toplanarak kurumlar arası kullanıma zemin hazırlanmasıdır.

Yeni araç satın alma ve kiralamayı 3 yıl süreyle durduruyoruz. Mevcut taşıt kiralama sözleşmeleri izin alınmadan yenilenmeyecek.

Bütçe dışı kaynaklardan taşıt kullanımını da çok sıkı kural ve izne tabi tutuyoruz. Yabancı menşeli araç kullanımını sonlandırıyoruz. Mevcutların sözleşmelerinin sona ermesi gerekecek.

KAMU PERSONELİNİN SERVİSİ KALKACAK

İhtiyaç fazlası olan ekonomik ömrünü tamamlamış olan taşıtları tasfiye edeceğiz. Savunma ve güvenlik hariç kamuda personel servis hizmetini sözleşme bitiminde sonlandırmayı hedefliyoruz.

“LOJMAN KİRALARI GÖZDEN GEÇİRİLECEK”

Yeni bina alımı ve yapımını 3 yıl süreyle durduruyoruz. Yeni bina kiralanmasına izin vermeyeceğiz, mevcut kiralamaları sonlandıracağız. Yeni lojman ve sosyal tesis alımı, yapımı ve kiralanmasını süresiz olarak kaldırıyoruz. Mevcut sosyal tesisleri ekonomiye kazandıracağız. Lojman kiralarını ve sosyal tesis ücretlerini rayiç bedelleri dikkate alarak gözden geçireceğiz.

3 YIL BOYUNCA KAMUYA PERSONEL ALINMAYACAK

Kamu istihdamında birinci husus 3 yıl boyunca emekli olanlar kadar yeni personel istihdamı sağlayacağız. Açıktan atama izinleri bütçe kanununda belirlenecek. Destek personel sayısını belli bir program dahilinde azaltmayı hedefliyoruz.

Kamu çalışanlarının aldığı yönetim kurulu ücretlerine sınırlama getiriyoruz. Mevcut mevzuata göre sadece bir yerden YK ücreti alıyor. YK ücretlerine üst sınır getireceğiz. Bütün bu hususlar yasal düzenleme gerektiriyor, Meclis’in takdirinde olan hususlardır.

İdari yapılanmada etkinliği esas alacak kapsamlı çalışmayı başlatıyoruz. Kamuda yeni kurumlar kurulmasının önüne geçilecek, mükerrer yapılanmaları önleyeceğiz.

Birçok ilimizde HMB’nin defterdarlık ve vergi daireleri var. Etkinlik için bu ikisini birleştireceğiz ve milletimize daha iyi hizmet sunacağız. İki birimi birleştireceğiz.

Hizmet içi eğitimler kamu tesislerinde yapılacak. Yurt dışı geçici görev harcamalarını sınırlandırıyoruz. Bu kaleme başka ödeneklerden aktarım yapılamayacak.

 

Related posts

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Halkımızın güvenliği, Türkiye’nin güvencesindedir”

admin

6-8 Ekim olayları davasında Ahmet Türk’e 10 yıl hapis cezası

admin

5 soruda Reisi sonrası İran

admin

Yorum bırakın